Eşini 6 Ay Bekleyen Adamın İnanılmaz Dönüşümü: Taş Sanatına Hayat Verdi

Kocaeli’nin Karaca köyünde yaşayan 60 yaşındaki Dağgül Kocaeli, 41 yıllık eşinden 6 ay boyunca ayrı kalmanın acısını taş işçiliği ile dindirdi. İkiz torunlarının doğumu nedeniyle Tekirdağ’a giden Kocaeli, evde yalnız kaldığı süreçte sıkıntılarını sanatla aşmaya karar verdi.

Taşlarla Yüzleşme: Bir Hobi Nasıl Tutkuya Dönüşür?

Kocaeli, Karaca köyüne 3 kilometre mesafedeki Bingöl'ün Yedisu ilçesi Kaşıklı köyünde traktörüyle gezintiye çıktığında, bir kum taşını keşfetti. Bu taş, onun için sıradan bir nesne olmanın ötesine geçti; bir sanat eseri yaratma yolundaki ilk adımı oldu. Eşinin yüzünü nakşettiği taş, zamanla onun sanatsal yeteneklerinin açığa çıkmasına vesile oldu. Bu süreç, Kocaeli’nin hayatında yeni bir soluk ve anlam bulmasını sağladı.

Kocaeli, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) ile mücadele etmesine rağmen, taşları yerden çıkararak traktörüyle köyüne taşıyor. Hobi olarak başlattığı bu tutku, onu her gün yeni bir taşla karşılaşmaya ve onları şekillendirmeye yönlendiriyor. Balta, keser, demir testeresi gibi aletlerle çalışarak taşları adeta birer sanat eserine dönüştürüyor.

Taşların Ardındaki Hikaye: Sanatla Yürekten Bağlantı

Kocaeli’nin bu sanatsal yolculuğunda, eşine olan özlemi ve onunla tekrar bir araya gelme arzusu, her eserde kendini gösteriyor. “Her baba yiğidin harcı değil” ifadesi, onun taşlar üzerinden eşine olan bağlılığını ve sevgisini simgeliyor. Kocaeli, taşlara kartal, çifte minare ve daha birçok figür işleyerek, izleyicilere güçlü bir duygu aktarımı yapıyor.

Eşinin evine döndüğünde yaşadığı duygu seli, onu daha da motive etmiş. “Eşim eve döndüğünde gözlerine inanamadı,” diyor Kocaeli. Onun için bu sanat sadece bir hobi değil, aynı zamanda bir ifade biçimi oldu. Yüzlerce saat süren çalışmalarının ardında, yalnızlık ve özlem duygusunun yattığını söylemek mümkün.

Neden Bu Hikaye Önemli?

Kocaeli’nin hikayesi, sadece bir adamın hobi olarak başladığı bir sanat yolculuğu değil, aynı zamanda sevgi, özlem ve mücadele ile dolu bir yaşam öyküsü. Sanat, insanların duygularını ifade etme konusunda en güçlü araçlardan biri. Bu tür hikayeler, hayatta kalma ve zorluklarla başa çıkma mücadelesinde ilham verici bir örnek teşkil ediyor.

Dağgül Kocaeli’nin yaşadığı bu süreç, yalnızca kendi hayatını değil, aynı zamanda çevresindeki insanları da etkileyerek, topluma ilham veriyor. Onun öyküsü, sevginin ve sanatın gücünü gözler önüne seriyor. Her taş, onun yaşamındaki bir parça ve her bir eser, duygusal bir hikaye barındırıyor. Bu nedenle, Kocaeli’nin taşları sadece birer nesne değil, aynı zamanda yaşamın ve sevginin sembolü haline geliyor.

Kaynak: Milliyet