DOLAR

40,2601$% 0.13

EURO

46,7458% 0.13

STERLİN

53,9601£% 0.23

GRAM ALTIN

4.316,24%0,46

ONS

3.337,10%0,40

BİST100

10.198,76%-0,26

İmsak Vakti a 02:00
İstanbul AÇIK 31°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Haber Haber
  • Genel
  • Havacılık
  • 6 Haziran 1994: Çin Havacılık Tarihinin Karanlık Günü ve WH2303 Sefer Sayılı Uçuşun Hazin Sonu

6 Haziran 1994: Çin Havacılık Tarihinin Karanlık Günü ve WH2303 Sefer Sayılı Uçuşun Hazin Sonu

ad826x90
ad826x90

Havacılık tarihi, ne yazık ki derslerin kanla yazıldığı, her bir kuralın arkasında yaşanmış büyük bir trajedinin yattığı hüzünlü bir kitaptır. Bugün, bu kitabın en sarsıcı sayfalarından birini, Çin Halk Cumhuriyeti’nin sivil havacılık geçmişindeki en ölümcül kazalardan biri olarak kayıtlara geçen China Northwest Airlines’ın 2303 sefer sayılı uçuşunu inceleyeceğiz. 160 kişinin hayatını kaybettiği, sadece saniyeler içinde gelişen ve arkasında cevaplanması zor sorular bırakan bu kaza, bir bakım hatasının nasıl büyük bir felakete dönüşebileceğinin en acı kanıtlarından biridir.

Tarihler 6 Haziran 1994’ü gösteriyordu. Çin’in tarihi şehri Xi’an, sabahın erken saatlerinde her zamanki yoğunluğuna uyanmıştı. Xianyang Uluslararası Havalimanı, ülkenin güneyindeki ticaret merkezi Guangzhou’ya gidecek yolcuları ağırlıyordu. China Northwest Airlines’a ait, Sovyet mühendisliğinin ikonik uçaklarından biri olan Tupolev Tu-154M, pist başında son hazırlıklarını yapıyordu. B-2610 kuyruk tescilli bu dev metal kuş, 146 yolcusu ve 14 mürettebatıyla havalanmaya hazırdı. Ancak hiç kimse, bu rutinin sadece dakikalar sonra korkunç bir kaosa dönüşeceğinden haberdar değildi.

Sovyet Mühendisliğinin İkonu: Tupolev Tu-154M

Kazanın detaylarına girmeden önce, başroldeki uçağı biraz tanımak gerekir. Tupolev Tu-154, Sovyetler Birliği ve sonrasında Rusya ile Çin dahil olmak üzere Doğu Bloğu ülkelerinin sivil havacılığının omurgasını oluşturan, üç motorlu, T kuyruklu ve oldukça güçlü bir uçaktır. Sağlam gövdesi ve zorlu pist koşullarına uyumuyla bilinir. Ancak Tu-154, pilotaj açısından talepkar bir uçaktır; affedici değildir ve sistemleri Batılı muadillerine göre daha karmaşık prosedürler gerektirebilir. B-2610 tescilli uçak da China Northwest filosunun emektarlarından biriydi ve o güne kadar binlerce saatlik uçuşu sorunsuz tamamlamıştı. Fakat makinelerin kaderi, onlara dokunan insan ellerinin maharetiyle ya da dikkatsizliğiyle çizilir.

Kaderi Belirleyen Gece: Bakım Hatası

Kazanın kök nedenleri, uçağın motorları çalıştırılmadan saatler önce, hangarın sessizliğinde atılmıştı. Bir önceki gece, teknisyenler uçak üzerinde rutin olmayan bir bakım işlemi gerçekleştirmişlerdi. Otopilot sisteminin yanal (bank) ve dikey (yaw) hareketlerini kontrol eden kanallar üzerinde çalışılmıştı. Havacılıkta “Murphy Kanunları”nın en acımasız işlediği yerlerden biri aviyonik bakımlarıdır.

Soruşturma raporlarına göre, o gece yapılan bakım sırasında teknisyenler ölümcül bir hata yaptılar. Otopilotun “yaw damper” (sapma sönümleyici) sistemi ile “bank control” (yatış kontrol) sistemine giden kablo soketlerini yanlış bağladılar. Sovyet tasarım felsefesinde, Batılı uçaklarda (Boeing veya Airbus gibi) sıkça görülen “poka-yoke” (hata önleyici) tasarımlar –yani yanlış parçanın yanlış yere takılmasını fiziksel olarak engelleyen sistemler– o dönemki bazı konnektörlerde bu kadar belirgin değildi veya renk kodlamaları yetersiz kalabiliyordu. Teknisyenler, uçağın dengesini sağlayan bu iki hayati sinir ucunu çapraz bağlayarak, aslında uçağın beynini şaşırtmışlardı. Bu, pilot sağa yatırmak istediğinde uçağın bunu yanlış yorumlayacağı veya otopilot devreye girdiğinde sistemi stabilize etmek yerine daha da kararsız hale getireceği anlamına geliyordu.

Kalkış ve Kaosun Başlangıcı

Saatler 08:13’ü gösterdiğinde WH2303, Xi’an pistinden teker kesti. Hava açıktı, görüş mesafesi iyiydi. İlk saniyelerde her şey normal görünüyordu. Motorlar kükrüyor, uçak tırmanış varyosunu yakalıyordu. Ancak tekerlekler yerden kesildikten sadece 24 saniye sonra, pilotlar uçakta garip bir sarsıntı hissetmeye başladılar.

Mürettebat, prosedür gereği belirli bir irtifada otopilotu devreye soktu. İşte felaketin fitili tam bu anda ateşlendi. Yanlış bağlanan kablolar nedeniyle, otopilot sistemi uçağın yattığını hissettiğinde düzeltmek için ters komut vermesi gerekirken, yanlış kanaldan gelen veriyle yatışı daha da artıracak komutlar üretmeye başladı. Uçak, pilotların iradesi dışında sağa ve sola yatmaya, burnunu kontrolsüzce hareket ettirmeye başladı.

Kokpit Ses Kayıtları (CVR), o anlardaki dehşeti ve kafa karışıklığını gözler önüne serdi. Pilotlar, lövyeyi kontrol etmekte zorlanıyorlardı. Uçak, onların komutlarına mantıksız tepkiler veriyordu. Kaptan pilotun otopilotu devreden çıkarmaya çalıştığı, ancak sistemin yarattığı aşırı aerodinamik kuvvetler ve uçağın girdiği şiddetli osilasyon (salınım) nedeniyle uçağın kontrolünü manuel olarak geri almanın neredeyse imkansız hale geldiği anlaşıldı.

Ölümcül Dans ve Havada Parçalanma

Havacılıkta “Dutch Roll” benzeri ama çok daha şiddetli olan bu kontrolsüz salınımlar, uçağın gövdesi üzerinde muazzam bir “G kuvveti” (yerçekimi kuvveti) oluşturmaya başladı. Bir yolcu uçağı, belirli G limitlerine dayanacak şekilde tasarlanmıştır. Ancak WH2303, otopilotun hatalı komutları ve pilotların buna karşı koyma çabaları arasında kalan bir savaş alanına dönmüştü. Uçak bir o yana bir bu yana savrulurken, gövde üzerindeki stres limitleri aşıldı.

Kalkıştan sadece birkaç dakika sonra, uçak yaklaşık 4700 metre (yaklaşık 15.000 feet) irtifaya ulaştığında, yapısal bütünlüğünü daha fazla koruyamadı. Kokpit kayıtlarında duyulan son sesler, aşırı hız uyarısı, stall (tutunma kaybı) ikazları ve gövdenin metal yorgunluğuna yenik düşerken çıkardığı korkunç çatırtılardı.

WH2303

Uçak, Xi’an’ın yaklaşık 30 kilometre güneydoğusunda, havada parçalara ayrıldı. Kuyruk kısmı ve gövdenin ana parçaları birbirinden koptu. 160 canı taşıyan metal yığın, tarlalara yağmur gibi yağdı. Kurtulan olmadı. Bu, o tarihe kadar Çin topraklarında gerçekleşen en ölümcül uçak kazasıydı.

Enkaz Alanı ve Soruşturma Süreci

Kaza haberi duyulur duyulmaz bölgeye sevk edilen kurtarma ekipleri, karşılaştıkları manzara karşısında çaresizdi. Enkaz çok geniş bir alana yayılmıştı, bu da uçağın yere çarpmadan önce havada parçalandığının en büyük kanıtıydı. Çin Sivil Havacılık İdaresi (CAAC) ve uluslararası uzmanlar derhal soruşturma başlattı.

İlk şüpheler mekanik arıza veya terör saldırısı üzerinedir ancak kara kutular (FDR ve CVR) bulunduğunda gerçek kısa sürede ortaya çıktı. Uçuş Veri Kaydedicisi (FDR), uçağın kontrol yüzeylerinin (rudder ve aileron) pilotların komutlarıyla uyumsuz, kaotik hareketler yaptığını gösterdi. Otopilotun devreye girdiği an ile uçağın stabilitesinin bozulduğu an birebir örtüşüyordu.

Enkazın teknik incelemesi, o gece yapılan bakımı işaret etti. Uzmanlar, enkaz yığınları arasından otopilot sistemine ait kontrol ünitelerini ve kablo demetlerini bulup incelediklerinde, o ölümcül çapraz bağlantıyı tespit ettiler. Sarı ve yeşil renkli soketler (veya benzeri kodlamaya sahip bağlantılar) ters takılmıştı. Bu kadar basit bir hata, nasıl olur da son kontrolden kaçabilmişti?

ad826x90

Sistematik Hatalar ve Alınan Dersler

Soruşturma sadece teknisyen hatasıyla sınırlı kalmadı. Bu hatanın fark edilmeden uçağın sefere verilmesi, bakım prosedürlerindeki ve kalite kontrol süreçlerindeki ciddi boşlukları ortaya çıkardı. Normal şartlarda, uçuştan önce yapılan kontrollerde otopilot sisteminin yer testinin yapılması ve kontrol yüzeylerinin doğru tepki verip vermediğinin gözlemlenmesi gerekirdi. Ancak görünüşe göre bu testler ya yapılmamış ya da yüzeysel geçiştirilmişti.

WH2303 kazası, Çin havacılığı için bir dönüm noktası oldu. 1990’lar, Çin’in hızla büyüyen havacılık sektörünün “büyüme sancıları” çektiği ve ne yazık ki sık sık kazalarla gündeme geldiği bir dönemdi. Bu kaza, bakım standartlarının, teknisyen eğitimlerinin ve denetim mekanizmalarının radikal bir şekilde gözden geçirilmesine neden oldu.

Ayrıca, bu kaza ve sonrasında yaşanan benzer olaylar, Tupolev Tu-154 uçaklarının Çin sivil havacılığından kademeli olarak emekli edilmesini hızlandırdı. Çinli havayolları, daha modern bakım prosedürlerine ve daha sıkı uluslararası standartlara sahip Batılı uçaklara (Boeing ve Airbus) yönelmeye başladı. 2002 yılına gelindiğinde, Çin Tu-154’leri yolcu taşımacılığından tamamen çekti.

Unutulmaması Gereken Bir Miras

China Northwest Airlines Flight 2303, sadece bir istatistik veya teknik bir vaka analizi değildir. O uçakta, tatil hayalleri kuran aileler, iş seyahatine çıkan profesyoneller, evine dönen öğrenciler vardı. 160 yaşam, bir anlık dikkatsizliğin ve denetimsizliğin kurbanı oldu.

Bugün bir uçağa bindiğimizde hissettiğimiz güven duygusu, geçmişte yaşanan bu tür trajedilerden çıkarılan derslerle inşa edilmiştir. WH2303, havacılıkta “küçük hata” diye bir şeyin olmadığını, en ufak bir kablo bağlantısının bile yüzlerce insanın kaderini belirleyebileceğini bize hatırlatmaya devam ediyor. Havacılık kurallarının her satırı, gökyüzüne veda edenlerin anısına saygı duruşu niteliğindedir. Xi’an semalarında yaşanan o karanlık gün, unutulmaması ve bir daha asla tekrarlanmaması gereken bir ders olarak havacılık tarihindeki yerini korumaktadır.

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

28 Saniyelik Dehşet: USAir Uçuş 427 ve Havacılık Tarihinin En Zorlu Dedektiflik Hikayesi

HIZLI YORUM YAP