DOLAR

40,2601$% 0.13

EURO

46,7458% 0.13

STERLİN

53,9601£% 0.23

GRAM ALTIN

4.316,24%0,46

ONS

3.337,10%0,40

BİST100

10.198,76%-0,26

İmsak Vakti a 02:00
İstanbul AÇIK 31°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Marmara’nın Karanlık Sularında Kaybolan Umutlar: THY Uçuş 345 Faciası

ad826x90
ad826x90

Havancılık tarihi, her ne kadar teknolojik gelişmelerin ve gökyüzüne hükmetme tutkusunun bir zaferi olarak görülse de, bazen derin hüzünlerin ve cevapsız soruların üzerine inşa edilen bir geçmişe sahiptir. Türkiye’nin sivil havacılık belleğinde silinmesi mümkün olmayan, hatırlandığında hala yürekleri sızlatan olaylardan biri, 30 Ocak 1975 akşamı yaşandı. Türk Hava Yolları’nın İzmir-İstanbul seferini gerçekleştiren 345 sefer sayılı “Bursa” uçağı, Yeşilköy Havalimanı’na iniş yapmaya hazırlanırken Marmara Denizi’nin soğuk sularına gömüldü. Bu trajik kazada 42 can yitirildi ve o geceden geriye, denizin derinliklerinde kalan bir uçak enkazı ile bitmek bilmeyen bir yas kaldı.

O Gece Gökyüzünde Neler Oldu

1975 yılının Ocak ayı, kışın tüm sertliğini hissettirdiği bir dönemdi. Türk Hava Yolları‘na ait Fokker F28 Fellowship tipi, “Bursa” isimli uçak, İzmir Cumaovası Havalimanı’ndan havalandığında her şey normal görünüyordu. Uçakta 38 yolcu ve 4 mürettebat bulunuyordu. İstanbul’a doğru yapılan bu rutin yolculuk, akşam saatlerinde Yeşilköy Havalimanı (bugünkü Atatürk Havalimanı) üzerinde sonlanacaktı.

Ancak o gece İstanbul semalarında elektrik kesintileri yaşanıyordu. Şehrin ışıkları bir yanıp bir sönüyor, fırtınalı hava görüş mesafesini ve uçuş güvenliğini zorluyordu. Uçak, iniş için alçalmaya başladığında havalimanının pist ışıkları aniden söndü. Kule, uçağa pas geçmesi ve havada tur atması talimatını verdi. Kaptan Pilot ve ekibi, güvenli bir iniş için ışıkların tekrar yanmasını beklemek üzere uçağın burnunu Marmara Denizi üzerine çevirdi. İşte o andan sonra telsizden gelen son sesler, yerini derin bir sessizliğe bıraktı.

Marmara Denizi’nin Sessizliği

Uçak, ikinci bir iniş denemesi için manevra yaparken radardan kayboldu. İlk başta ne olduğu tam olarak anlaşılamadı; ancak kısa süre sonra acı gerçek ortaya çıktı: Bursa uçağı, Yeşilköy açıklarında denize düşmüştü. O yılların kısıtlı imkanları ve hava muhalefeti, arama kurtarma çalışmalarını neredeyse imkansız hale getiriyordu. Sahil güvenlik ekipleri ve balıkçı tekneleri denize açılsa da, karanlık sular uçağı ve içindekileri çoktan yutmuştu.

Kaza sonrası yapılan ilk incelemeler, uçağın denize çarpma anında parçalandığını gösteriyordu. Yolcuların ve mürettebatın kurtulma şansı ne yazık ki yoktu. Günler süren çalışmalar neticesinde denizin yüzeyinden sadece birkaç cansız beden ve uçağın bazı parçaları toplanabildi. Enkazın büyük bir kısmı ve geri kalan yolcular, Marmara’nın dibindeki yoğun çamur tabakasının altında kaldı.

Cevapsız Kalan Sorular ve Teknik Tartışmalar

THY Uçuş 345 kazası, aradan geçen elli yıla yakın süreye rağmen hala pek çok gizemi içinde barındırıyor. Kazanın ana nedeni olarak elektrik kesintisi sonrası pist ışıklarının sönmesi ve uçağın pas geçme manevrası sırasında yaşadığı irtifa kaybı gösterilse de, teknik detaylar üzerindeki tartışmalar hiç bitmedi.

Pilotların o anki baskı altında mekansal oryantasyon bozukluğu (vertigo) yaşayıp yaşamadığı, uçağın teknik bir arıza mı çıkardığı yoksa hava akımlarının mı kurbanı olduğu hep konuşuldu. Ancak en acı olanı, uçağın kara kutusuna ulaşılamamış olmasıydı. Denizin dibindeki derin balçık, uçağın gövdesini ve sırlarını saklamaya devam etti. Bu durum, kazanın nedenlerine dair kesin bir raporun oluşturulmasını engelledi ve komplo teorilerinin, ailelerin bitmek bilmeyen şüphelerinin fitilini ateşledi.

 THY Uçuş 345

Kaybolan Hayatlar ve Yarım Kalan Hikayeler

Bir uçak kazasını sadece rakamlardan ve teknik verilerden ibaret görmek, yapılabilecek en büyük hatadır. 345 sefer sayılı uçuşta hayatını kaybeden 42 kişinin her birinin kendine ait bir dünyası, hayalleri ve onları bekleyen sevenleri vardı. O uçakta Türkiye’nin tanınmış simaları da bulunuyordu.

Ünlü şarkıcı Seyyal Taner’in kız kardeşi ve dönemin Fatih Belediye Başkanı’nın ailesi gibi isimler, o uçaktaki yolcular arasındaydı. Her bir koltukta, İstanbul’daki evine sıcak bir akşam yemeğine yetişmeye çalışan bir baba, üniversitesine dönen bir genç ya da iş gezisinden dönen bir profesyonel oturuyordu. Marmara Denizi, o gece sadece bir demir yığınını değil, onlarca ailenin geleceğini ve mutluluğunu da derinliklerine çekti. Ailelerin en büyük trajedisi ise, sevdiklerinin bir mezarının bile olmamasıydı. Pek çok yolcunun naaşı denizden çıkarılamadı ve Marmara Denizi onlar için sonsuz bir istirahatgah oldu.

Havacılık Güvenliğinde Alınan Acı Dersler

Tarihteki büyük trajediler, genellikle daha güvenli bir geleceğin inşası için birer dönüm noktası olur. 1975 yılında yaşanan bu facia da Türkiye’deki sivil havacılık sisteminin sorgulanmasına yol açtı. Havalimanlarındaki yedek güç sistemlerinin yetersizliği, radar takibindeki eksiklikler ve kriz anındaki koordinasyon bozuklukları gün yüzüne çıktı.

Bu kazadan sonra Yeşilköy Havalimanı başta olmak üzere Türkiye’deki tüm meydanlarda teknik altyapı iyileştirme çalışmaları hız kazandı. Pist aydınlatma sistemleri modernize edildi ve kesintisiz güç kaynakları daha güvenilir hale getirildi. Havacılık prosedürleri, pas geçme ve bekletme süreçlerinde pilotların daha güvenli manevra yapabilmesi için yeniden düzenlendi. Ancak bu dersler, maalesef 42 canın bedeli olarak alındı.

Marmara’nın Altındaki Hatıra: Çıkarılamayan Enkaz

THY Uçuş 345’i diğer kazalardan ayıran en dramatik özellik, uçağın ana gövdesinin hala çıkarılmamış olmasıdır. Yıllar içinde amatör dalgıçlar ve profesyonel ekipler bölgede çeşitli dalışlar gerçekleştirse de, uçağın gömülü olduğu zemin yapısı enkazın bütün halde çıkarılmasını imkansız kılıyor.

Bugün Florya ve Yeşilköy sahillerinden denize bakan pek çok kişi, suyun birkaç mil açığında ve metrelerce altında bir uçağın yattığını bilmez. Bursa uçağı, orada sessiz bir anıt gibi durmaya devam ediyor. Kazadan sağ kurtulan ailelerin çocukları ve torunları, her yıl kaza yıldönümünde denize karanfiller bırakarak sevdiklerini anıyorlar. Bu ritüel, Marmara’nın soğuk sularına karşı bir sevgi ve vefa duruşudur.

Unutmamak ve Unutturmamak

Türk sivil havacılık tarihinin bu karanlık sayfası, bizlere gökyüzünde emniyetin ne kadar hassas bir denge olduğunu hatırlatıyor. Tek bir elektrik kesintisi, saniyelerle ölçülen bir karar anı ve kötü hava koşulları birleştiğinde ortaya çıkan facia, üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin unutulmamalıdır.

ad826x90

THY Uçuş 345 kazası, sadece bir teknik hata ya da hava durumu olayı değildir; o, Türkiye’nin ortak hafızasındaki büyük bir yaradır. Kaybettiğimiz 42 canı saygıyla anarken, onların hikayelerini anlatmaya devam etmek, benzer acıların bir daha yaşanmaması için verilen mücadelenin bir parçasıdır. Gökyüzü bir daha hiç bu kadar karanlık, deniz hiç bu kadar sessiz olmasın.

Bu trajik kazaya dair daha derin teknik detayları öğrenmek veya o dönemin diğer sivil havacılık olaylarıyla bir karşılaştırma yapmamı ister misiniz?

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Havacılık Tarihinin En Acı Dersi: THY 981 Sefer Sayılı Uçuş ve Ermenonville Faciası

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.