40,2601$% 0.13
46,7458€% 0.13
53,9601£% 0.23
4.316,24%0,46
3.337,10%0,40
10.198,76%-0,26
02:00
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Rojin Kabaiş’in kaybolması, Türkiye’yi derinden sarsan bir trajedi olarak gündeme oturdu. 27 Eylül 2024’te yurttan ayrıldıktan sonra 18 gün boyunca kaybolan Rojin’in, 15 Ekim 2024 tarihinde Van Gölü kıyısındaki Mollakasım Mahallesi sahilinde cansız bedeni bulundu. Olay, genç ve umut dolu bir bireyin hayatının sona ermesiyle birlikte, toplumda büyük bir infial yarattı.
Rojin Kabaiş’in ölümüne dair sürdürülen soruşturma, Adli Tıp Kurumu’nun 10 Ekim 2025 tarihli raporuyla yeni bir boyut kazandı. Rapora göre, genç kızın göğüs ve vajina iç bölgesinde iki ayrı erkeğe ait DNA bulguları tespit edildi. Bu bulgular, cinayet soruşturmasında yeni bir iz arayışını doğurdu ve aile ile toplumun adalet talebini daha da güçlendirdi.
Olay yerinden Adli Tıp Kurumu’na nakil sürecinde cenazeye temas etmiş olabileceği değerlendirilen kişilere yönelik kapsamlı bir DNA taraması başlatıldı. İlk aşamada 134 kişinin DNA profili karşılaştırılırken, bu sayı günümüzde 195’e çıkarıldı. Üniversite ve yurt güvenlik görevlilerinden de DNA örnekleri alınması, soruşturmanın kapsamını genişletti. Rojin’in cep telefonunun ise 3 ay önce İspanya’ya gönderildiği bilgisi, olayın uluslararası bir boyut kazanabileceğini gösteriyor.
Rojin’in babası, yaşanan bu trajedinin ardından yaptığı açıklamada “Rojin’in katilleri elbet bulunacak” diyerek, adalet arayışının devam edeceğini vurguladı. Ailenin yaşadığı acı ve belirsizlik, tüm toplumda yankı buldu ve adaletin bir an önce tecelli etmesi için baskı oluşturdu.
Rojin Kabaiş’in trajik ölümü, sadece bir genç kızın hayatının sona ermesi değil, aynı zamanda ailelerin ve toplumun geleceğe dair endişelerini de gün yüzüne çıkardı. Bu olay, suistimallerin ve cinayetlerin önlenmesi adına alınması gereken önlemleri bir kez daha gündeme getirdi.
Bu derin üzüntü verici olay, adaletin sağlanması için toplumun her kesiminden destek bekliyor. Rojin’in anısına saygı duruşunda bulunmak ve adalet mücadelesine katkıda bulunmak, herkesin görevi olmalıdır. Rojin’in hikayesi, yalnızca bir kayıp değil, aynı zamanda adaletin sorgulanması için bir çağrı niteliği taşıyor.
Kaynak: Milliyet
Televizyon Yayıncıları Derneği’nden Önemli Uyarı: Medyada Güvenin Temeli TV’de
1
Osmaniye’deki El Bombası Saldırısının Failleri 472 Saatlik Kamera İncelemesiyle Yakalandı!
11122 kez okundu
2
Gençlerin Tartışması Felakete Dönüştü: Hayatını Kaybeden Alperen’in Dramı
6116 kez okundu
3
Köylüler Şoke Oldu: Toprağın Altından Çıkan Sıradışı Yılan Görüntülendi!
479 kez okundu
4
Üç Ayların Müjdecisi Regaip Kandili Yarın Başlıyor: Hazırlıklarınızı Yapın!
451 kez okundu
5
Antalya’da Sarsıcı Gelişme: 10 Saat Arayla İki Şiddetli Deprem Meydana Geldi!
388 kez okundu